Blog ve Tarifler
Besleyici Dudak Peelingi
Malzemeler 2 Yemek Kaşığı Esmer Şeker 1 E vitamini Kapsülü 15 ml Tatlı Badem Yağı 2 Damla Tıbbi Lavanta Uçucu Yağı Cam Karıştırıcı ve Beher Ellerimiz gibi en çok ihmal ettiğimiz dudaklarımız için bir peeling tarifi için gerekli malzemeler sadece esmer şeker, tatlı badem yağı ve tıbbi lavanta uçucu yağı (dilerseniz e vitamini kapsülü de ekleyebilirsiniz). Öncelikle cam beher veya kaseye tatlı badem yağını ve e vitaminini ekleyin, karıştırın. Daha sonra yavaş yavaş esmer şekeri ekleyin ve karıştırmaya devam edin. Son olarak tıbbi lavanta uçucu yağınızı damlatın ve ağzı kapalı bir 30 ml kavanoza karışımınızı dökün. Birkaç saat beklettikten sonra kullanıma hazır. Karışımı tahta spatula veya kaşık yardımıyla almak önemli. Hazırladığınız karışımı uygulamak çok kolay. Bir tahta spatula veya kaşık yardımıyla çay kaşığı büyüklüğünde bir miktar alıp dudağınızı nazik bir şekilde 20 saniye kadar ovun. Daha sonra ılık su yardımıyla temizleyin. Tatlı badem yağının okside olma riski sebebiyle hazırladığınız karışımı buzdolabında saklamanızı tavsiye ediyoruz. ***vienurla.com sitesinde yer alan tarifler tedavi amaçlı kullanılmaz, tıbbi bir kaynak değildir. Buradaki bilgiler doktor tavsiyesi niteliğinde değerlendirilmemelidir.
Tıbbi Bitkiler Bakımı: Lavanta, Gül ve Karanfil
Vienurla Aromatherapy yağlarında kullandığımız üç bitkinin bakımını evlerimizde rahatlıkla sağlamak mümkün. Lavanta, karanfil ve gül bakımı için neler yapmanız gerekiyor gelin hep birlikte göz atalım. LAVANTA BAKIMI Evinizde saksıda lavanta bakımı yapabileceğinizi biliyor musunuz? Eğer lavanta bakımı için belli koşulları tam olarak sağlayabilirseniz harika bir sonuç elde edebilirsiniz. Bunun için en önemli noktaların başında verimli bir toprak, ideal bir saksı ve kaliteli bir tohuma ihtiyacınız olacak. Lavanta, güneşi çok sevdiği için güneşli bir ortamda bakımı sağlanmalıdır. Mart-Mayıs ayları arasında havanın ısınmaya başladığından emin olduğunuz zaman aralığında dikimini gerçekleştirebilirsiniz. Eğer tohum bulunduğu koşulları severse lavantanız çiçeklerini haziran veya temmuz aylarında açmış olacaktır. Lavanta çok fazla suya ihtiyaç duymaz. Sadece toprakla buluştuğunda ilk suyunu vermek çok önemlidir. Toprağının nemli olması ve ayrıca asit dengesi bitkinin gelişiminde büyük rol oynamaktadır. Yine toprağın mineral yönünden zengin olmasıda önemlidir. Saksıda lavanta bakımı için saksı boyutunu büyük seçmek gerekir. Çünkü kökleri uzun olduğu için derin olmayan saksıda iyi gelişim gösteremeyecektir. Yine mutlaka saksının tabanında birden fazla hava deliği olmasına dikkat edilmelidir. Tohumların sağlıklı gelişebilmesi için saksıda çıkan yabani otlar mutlaka temizlenmelidir. Kökleri ve yaprakları geniş olan lavanta, ekim sırasında çevresinde biraz boşluk ister. Tohumları ise en az 3 cm derine yerleştirmelisiniz. Ev içerisinde güneşin bol olduğu, aydınlık bir ortamda bakım sağlanmalıdır. Çok nemli toprak sevmediği için belli periyotlarla sulama yapabilirsiniz.Haftada iki defa bir kahve fincanı kadar su verebilirsiniz. Yılda 1 defa olacak şekilde ya ilkbaharda ya da sonbaharda saksı ve toprağı yenileyebilirsiniz. Aralık ayı sonları veya mart başında lavantanın tepesinde kalan yaprakları keserek daha gür çiçeklerin oluşmasını sağlayabilirsiniz. Böylelikle tüm oksijen köklere kadar inecektir ve bitki daha sağlıklı gelişmeye devam edecektir. KARANFİL BAKIMI Akdeniz bölgesinde yaşayan ılıman ve sıcak iklim seven bir bitkidir. 80’den fazla cinsi olduğu bilinen karanfile ait 2000 kadar alt türe sahiptir. Karanfil tohumunu nisan ayında 3-4 cm aralıklarla dikmeniz gerekir. Filizlenme başladıktan hemen sonra başka bir saksıya aktarılmalıdır. Karanfil, kireçli toprakları çok sever. Toprağın humus miktarı arttırılırsa daha sağlıklı gelişir. Toprağının nemli olmasını ister. Gölge yerleri çok sever. Gün içinde yarı güneş alabileceği yerlerde de yaşamaya devam eder. Dış mekan bakımında daha sağlıklı gelişim gösterir. Hava delikli ve drenajı iyi bir saksıda bakılması bitki kök sağlığı için önemlidir. Karanfil için yine ortamın sıcaklığı çok önemlidir. Bitkinin gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Karanfilin çiçekleri solmaya başladığında mutlaka bir makas yardımıyla kuruyan çiçekler temizlenmelidir. GÜL BAKIMI Gül bakımını evde yapmak istiyorsanız derin ve geniş bir saksı tercih etmelisiniz. Ayrıca drenajı iyi olan toprak ve alt tabanı birden fazka hava deliğine sahip bir saksı kullanmalısınız. Saksı değişimi yaz döneminde iki yılda bir olmalıdır. Gül yetiştirmek için toprağın killi ve gübreli olması gerekir. Toprağını ilkbahar ya da sonbaharda değiştirebilirsiniz. Gül bitkisi hava akımından, farklı cisme temastan, aşırı sıcak-soğuk ortamlardan hemen etkilenir. Bu tür ortamlarda bakılmamalıdır. Korunaklı bir yere konumlandırılmalıdır. Gül, tomurcuk verdiği dönemlerde güneşten gün içinde 5-6 saat faydalanması gerekir. Böylece tomurcuklar sağlıklı bir şekilde çiçeklerini açmış olacaktır. Gülün hemen yanında çıkan yabani otlar düzenli olarak temizlenmelidir. Temizlenmezse bitki gelişimini etkileyen bazı sorunlarla karşılaşabilirsiniz Gül bakımında düzenli olarak yılda bir defa vitamin takviyesi yapmak bitkinin bağışıklığını kuvvetlendirecektir.
Bebek Bakım Yağı
Malzemeler Cam Karıştırıcı ve Beher Tatlı Badem Yağı 100 ML Tıbbi Lavanta Uçucu Yağı 1 Damla Alman Papatyası Uçucu Yağı 1 Damla Genelde banyodan sonra kullanılan bebek bakım yağı masajla birlikte desteklendiğinde mışıl mışıl bir uyku sağlar. Bakım yağı içinde koruyucu ve parfüm içeren yağlardan uzak durmak isteyen anneler için 3 malzemeli bir tarif paylaşmak istiyoruz. Tatlı badem yağı, tıbbi lavanta ve alman papatyası. Tatlı badem yağı içinde yüksek oranda oleik asit bulunur ancak bu yağın özelliği çabuk bozulur ve mümkünse buzdolabında saklanmalıdır. Tıbbi lavanta ve Alman papatyası uçucu yağlar arasında bebekleriniz için hazırlayacağınız karışımlarda kullanılabilecek en güvenilir uçucu yağlardandır ancak oranı çok çok az tutmak koşuluyla. 100 ML tatlı badem yağının içine 1 damla tıbbi lavanta 1 damla alman papatyası uçucu yağlarını ekleyerek iyice karıştırın. İşte hazır :) Ağzını sıklıkla açıp kapatacağınız ve oksidasyonu tetikleyeceğini düşünerek pompalı kapaklı bir şişe tercih etmenizi tavsiye ederiz.
Yatak Odası İçin Doğal Bitkiler
Bitkileri yatak odasında tutmanın en büyük faydalarından biri iç mekan hava kalitesini iyileştirme yeteneğine sahip olmalarıdır. İç mekan bitkileri, terleme sırasında su buharı yayarak nem seviyelerini korumaya ve bazı durumlarda artırmaya yardımcı olur. Ve oksijen ve nem yaymanın yanı sıra bitkiler, birçok havalı hava temizleme makinesine benzer şekilde negatif iyonlar üretir. Negatif iyonlar, havadaki toz, küf sporları, bakteriler ve alerjenler gibi partiküllere tutunur ve bunları etkili bir şekilde giderir. Negatif iyonların varlığının da psikolojik sağlığı, üretkenliği ve genel refahı artırdığı gösterilmiştir. Bazı yaygın ev bitkileri, formaldehit, trikloretilen, ksilen, toluen ve benzen gibi iç mekan hava kirleticileri doğal olarak filtreleyerek hava kalitesi kontrolünde bir adım daha ileri götürür. Ev bitkilerinin faydalarından biri sahip oldukları sakinleştirici etkisidir. Bir ev bitkisinin uyku miktarınızı artırabileceğine dair bilimsel bir kanıt bulunmasa da, daha hızlı uykuya dalmanıza ve daha uzun süre uykuda kalmanıza yardımcı olabilirler Pothos sarmaşığı (Epipremnum aureum)Pothos, muhtemelen büyümesi en kolay ev bitkisidir. Parlak, kalp şeklinde yaprakları ve birkaç metre uzunluğa kadar büyüyebilen asma gövdeleri vardır. Orta ila parlak ışığı tercih eden Pothos, aslında sulamalar arasında toprağının biraz kurumasını tercih eder. Kurdele ÇiçeğiAnneniz veya büyükanneniz bu klasik ev bitkisini 70'lerde yetiştirmiş olabilir. Ancak bugün hala evinizde bir yerde konumlanması gereken bitkilerden biridir. Çizgili yaprakları, mis kokulu çiçekleri ve ürettiği yavrularla sizi mutlu eden nadir bitkilerden biridir. Kauçuk Bitkisi (Ficus elastica)Büyük parlak yapraklara sahiptir. Orta ila parlak ışık sever. Nemden hoşlanan bir bitkidir. Budama ihtiyacı hissederseniz kesilince çıkan yapışkan özünü parmaklarınızdan uzak tutmak için bahçe eldivenleri giymeye çalışın. DifenbahyaBu bitkinin gösterişli iri yaprakları vardır. Ancak içindeki öz, mukoza zarlarını tahriş edebilen kristaller içerir. Yeşillikleri çiğnemekten hoşlanan bir evcil hayvanınız varsa bakım sağlama konusunda düşünmenizi öneririz. Çünkü toksiktir. Aksi takdirde, yalnızca orta miktarda filtrelenmiş ışığa ihtiyaç duyan, genellikle bakımıyla üzmeyen bir bitkidir. Toprağı hafifçe nemli tutun, ancak asla ıslak bırakmayın. Dantelli Ağaç Philodendron (Philodendron bipinnatifidum)Bu muhteşem bitkinin bakımıda kolaydır. Narin, lacivert kenarları olan devasa yapraklara sahiptir. Daha küçük olduğunda dik formda gelişir. Ancak büyüdükçe yayılıcı bir forma bürünür. Philodendron'a orta derecede ışık sever ve toprak kurudukça sulaması yapılır. Dracaena (çeşitli türler)Birkaç farklı dracaena türünün havayı temizlediği ve arındırdığı kanıtlanmıştır. Orta ila parlak dolaylı ışık ve hafif nemli tutulan topraklarda yaşamayı sever.
Rahat Bir Uyku İçin Aromaterapi
Malzemeler Melez Lavanta Uçucu Yağı (1 damla) Tıbbi Lavanta Uçucu Yağı (1 damla) Aromaterapi'de sedatif etkisi yüksek yağların kullanımı yaygındır ve bunların en başında lavanta gelir. Bu defa bahsedeceğimiz lavanta gerek melez gerekse tıbbi lavanta aslında çünkü koku yoluyla kendimizi rahatlatmak ve derin bir uykuya geçmek mümkün. Bazıları tıbbi lavantanın çiçeksi kokusunu daha çok sever, bazıları melez lavantanın keskinliğini. Günün sonunda, yoğun geçen bir günün ardından kafanızdaki tüm düşünceleri atabilmek ve derin uyku çekebilmek için her gece yastığınıza 1 damla lavanta damlatın. Aynı şekilde uykudan 20-30 dk kadar önce de difüzör veya buhurdanınızda lavanta yağını kullanabilirsiniz. Kokunun yayılımı için yatak odanızın kapısını kapalı tutmanızı tavsiye ediyoruz.
Kış Mevsiminde Aromaterapi
Size de kış hüznü çöktüğünü hisseder misiniz? İçimize ve evimize kapandığımız, fiziksel ve ruhsal olarak kendimizi daha ağır hissettiğimiz bir evre vardır. İşte bu "kış hüznü" ile beraber ruhumuz da bedenimiz de dış dünyadan etkilenmeye başlar. Peki, bu süreçte aromaterapinin yeri nedir ve bize nasıl destek olur? Kış aylarında aromaterapi; hem bağışıklık ve solunum yolları gibi fiziksel sağlığımızı korumak hem de modumuzu yükseltmek için harika bir yardımcıdır. Havaların soğuduğu ve günlerin kısaldığı bu dönemde, uçucu yağların gücünü hayatınıza kolaylıkla dahil edebilirsiniz. Hava Temizliği İçin Difüzör Kullanımı: Kışın kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirdiğimiz için mikropların yayılması kolaylaşır. Havayı temizlemek ve bağışıklığı güçlendirmek için aromaterapiden şu şekilde faydalanabilirsiniz: Difüzörde kullanacağınız birkaç damla çay ağacı, okaliptüs veya limon uçucu yağları, bulunduğunuz ortamın havasını doğal bir şekilde temizleyerek dezenfekte eder. Solunum Yollarını Rahatlatmak İçin Doğal Destekler: Burun tıkanıklığı ve öksürük gibi şikayetlerde aromaterapi çok iyi bir destekleyicidir. Özellikle okaliptüs uçucu yağı, antiviral özelliği sayesinde doğal bir burun açıcı ve nefes rahatlatıcıdır. Difüzöre damlatacağınız 4-5 damla okaliptüs yağı, alanınızı yenileyerek nefes almanızı kolaylaştıracaktır. Kış İçin Vücut ve Cilt Bakımı Rehberi: Soğuyan havayla birlikte cildimizdeki nem, havanın etkisiyle emilir ve cilt kurumaya başlar. Bu durum cildin pul pul dökülmesine ve cilt bariyerinin zayıflamasına neden olur. Cildin nem ihtiyacını karşılamak ve bariyerini onarmak için şu adımları izleyebilirsiniz: Doğal Vücut Ovmaları (Scrub) ile Yenilenin: Ciltteki ölü tabakayı nazikçe temizlemek, kan dolaşımını hızlandırarak cildin "kış uykusundan" uyanmasını sağlar. Doğal içerikli vücut ovmaları cildi beslerken, uzun süreli nem desteği sunar ve cildin aydınlanmasına yardımcı olur. Haftada 1-2 kez banyoda dairesel hareketlerle uygulamak yeterlidir. Vücut Nemlendiriciler: Kışın yoğun içerikli formüller cilt bariyerini daha güçlü tutar ve su kaybını engelleyen bir kalkan görevi görür. Özellikle banyo sonrası nemli cilde uygulanan nemlendiriciler, nemi hapseder ve soğuktan gerilen dokuları gevşetir. İpucu: Eğer cildiniz çok aşırı kuruysa, önce losyon veya kreminizi sürüp üzerine ince bir tabaka sabit yağ (tatlı badem veya avokado yağı gibi) geçerek nemi cildinize kilitleyebilirsiniz. Yüz Kremi ve Bakımı: Yüzümüz, kışın rüzgar ve soğukla en çok temas eden bölgedir. Yoğun nemlendirici etkili kremler, kuru ve mat görüntüyü azaltmaya yardımcı olur. Hücre yenileyici etkisi yüksek aromatik yağlarla desteklenen bir bakım, cildin kışın kaybettiği o sağlıklı ışıltıyı geri kazandırır. Mod Yükseltmek ve Kış Depresyonuyla Baş Etmek "Kış depresyonu" veya enerji düşüklüğü ile başa çıkmak için canlandırıcı ve enerji verici uçucu yağları tercih edebilirsiniz. Bu yağları difüzörde kullanabilir, hatta günlük ev temizliğine dahil ederek yaşam alanınızın enerjisini değiştirebilirsiniz. Narenciye Uçucu Yağları: Portakal, limon ve bergamot gibi citrus grubu yağlar hem bedene hem de ruhumuza anında enerji verir. Tarçın Uçucu Yağı: Isıtıcı özelliğiyle bilinen tarçın yağı, kış mevsiminin vazgeçilmezidir. Ortama yayıldığında canlandırıcı bir etki yaratır. Bonus: Unutmayın, herkesin koku hafızası farklıdır. Sizin modunuzu yükselten o özel kokuyu keşfetmek, kış ritüelinizin en keyifli parçası olacaktır. Kış mevsiminin etkilerine karşı ruhunuzu ve bedeninizi korumak için ihtiyacınız olan %100 saf uçucu yağları ve doğal içerikli vücut bakım ürünlerimizi inceleyebilirsiniz. Doğanın şifasını Vienurla ile keşfedin.
Aromaterapide ML Ölçü ve Hesaplama
Aromaterapi tariflerinin popüler olduğu bir dönemdeyiz ve kendin yap tarifleri sanırım hiç bu kadar şifa dolu olmamıştı. Bu nedenle yalnızca güvenilir kaynaklardaki tarfileri denemenizi tavsiye ediyoruz. Yağların bir damla azıyla istediğiniz etkiyi alamazken 1 damla fazlasıyla zehir etkisi yaratabilirsiniz. Ayrıca uçucu yağların oldukça konsantre olmasından dolayı sabit yağlarla muhakkak seyretilmesi gerekmektedir. Bazı tarifler ML diyor bazısı çay kaşığı hesabı yapıyor. Evimde ölçü kabı yok ama tarifleri denemek istiyorum diyenler için basit bir dönüştürme ve hesaplama tablosu hazırladık. Aşağıdaki tabloda yer alan çay ve yemek kaşığının da boyutları birbirinden farklılık gösterecektir. Bu sebeple mümkünse ölçü kabı elde etmeniz sizin için daha faydalı olacaktır. Aromaterapi de 1 ML 20 damlaya eşittir. Yani 5 ML olarak satın aldığınız lavantanın içinde 100 damla lavanta yağı bulunmaktadır. 1 Çay Kaşığı (TSP) = 5 ML =100 DAMLA2 Yemek Kaşığı (TBSP) = 6 Çay Kaşığı (TSP) = 30 ML Bir örnekle ilerleyelim. Siz bir masaj yağı yapmak istiyorsunuz ve elinizde hindistan cevizi yağı ve lavanta uçucu yağı olsun. Tarife göre 50 ML'lik bir karışım için %5 seyreltme öneriliyor. Yapmanız gereken şey matematiksel bir hesaplama aslında. 50 ML 'nin %5'i 2.5 ML yani (1 ML = 20 damla) 50 damla uçucu yağ eklemeniz gerekiyor Toplamı 50 ML'ye getirebilmek için 47.5 ML hindistan cevizi yağı eklemeniz yeterli. Bazı kaynaklar küsüratlarla uğraşmamak için 50 ML hindistan cevizi yağının içerisine 2.5 ML uçucu yağ ekliyor ancak toplam seyreltme oranına denk gelen hesaplama bu değil malesef. Hesaplamalarınızda kolaylık olması açısından aşağıdaki tabloyu kullanabilirsiniz. Karışımlarınız şifalı olsun, sevgiler. KARIŞIM ORANI 10 ML SABİT YAĞ İÇİN 0.5 1 Damla Uçucu Yağ 1% 2 Damla Uçucu Yağ 2% 4 Damla Uçucu Yağ 3% 6 Damla Uçucu Yağ 4% 8 Damla Uçucu Yağ 5% 10 Damla Uçucu Yağ
Oilpulling ve Ağız Temizliği
Malzemeler Hindistan Cevizi Yağı Susam Yağı Ağzımızın içinde sindirime yardımcı olan bezler vücudumuzdaki toksinleri atmaya yarıyor. Her sabah uyanır uyanmaz aç karnına yapılacak oil pulling sayesinde gece boyunca ağızda biriken toksinler atılmış oluyor çünkü yağlar sayesinde bu bezler daha fazla çalışmış oluyor. İster soğuk sıkım hindistan cevizi yağı ister soğuk sıkım susam yağıyla yapabilirsiniz. Her sabah 1 tatlı kaşığı yağı ağzınızda minimum 10-15 dakika boyunca dişlerimizin arasından geçirerek (gargara yapmadan) geçirmek. Yağı kesinlikle yutmamalısınız ve tüküreceğiniz yağı lavabo yerine çöpe dökmelisiniz. Yağların organik olanını tercih etmeniz kritik bir konu. Düzenli bir alışkanlık haline getirdiğinizde dişlerinizi daha temiz, nefesinizin daha temiz koktuğunu hissedeceksiniz.
Nemlendirici El Bakım Yağı
Malzemeler Lavanta Uçucu Yağı (20 damla) Shea Butter Yağı (50 ml) Itır Uçucu Yağı (10 damla) Cam Karıştırıcı ve Beher Daha fazla hijyen arayışında olduğumuz şu günlerde ellerimizi sürekli yıkamaktan bıkkınlık gelmesinin yanı sıra çok fazla kuruluğundan, kızarıklığından şikayet eder olduk.Yüzümüze iyi bakmak için satın aldığımız ürünler kadar elimiz için de gerekeni yapıyor muyuz sizce? Ellerimizin de yaşlandığını ve basit bir nemlendirici bakım yağı ile onlara iyi bakabileceğimizi hatırlatmak istiyorum. Malzemelerimiz Shea Butter, lavanta ve ıtır uçucu yağı sadece. Özellikle yüz ve el bakım yağlarında (krem başka bir formdur ve bu yüzden bakım yağı olarak özellikle belirtmek isteriz) Shea Butter çok tercih edilir. İçeriğinde stearik ve oleik asit olan shea butter nem kaybını en iyi önleyen yağlardandır. Tavsiyemiz az miktarlarda bakım yağınızı yapmanız ve herhangi bir koruyucuya gerek kalmadan kullanmanız yönünde. YAPILIŞ ŞEKLİ: 50 ml Shea Butter yağınızı benmari usülü eritin ve çok kısa bir süre ılıması için bekleyin. Uçucu yağlar yapıları gereği ısı, ışık ve oksijene karşı duyarlıdır. Ayrı bir beherin içinde lavanta ve ıtır uçucu yağlarını karıştırın ve shea butter yağının içine ekleyin. Cam çubukla iyice karıştırdıktan sonra ağzını sıkıca kapatabileceğiniz bir kavanoza ekleyin ve min 6-8 saat ağzı açık şekilde soğumaya bırakın. Daha sonra kullanmaya başlayabilirsiniz. Şifa olsun. ***vienurla.com sitesinde yer alan tarifler tedavi amaçlı kullanılmaz, tıbbi bir kaynak değildir. Buradaki bilgiler doktor tavsiyesi niteliğinde değerlendirilmemelidir.
Bitkilerde Saksı Seçimi
Bitkilerin sağlıklı gelişiminde saksıların önemi çok büyüktür. Saksılar bitkilerin yuvasıdır. İç mekanda kendi yeşil dünyamızı yaratmaya yardımcı bir aksesuardır. Saksının yapısal özelliği bitkinin gelişimi için çok önemli yer tutmaktadır. Son yıllarda iç mekan bitki yetiştiriciliği Covid-19 hastalığının da etkisiyle popüler bir hal aldı. Çeşitli türlere evlerinde yer vermek isteyen bitki yetiştiricileri bu alanda daha donanımlı olmak adına çeşitli eğitim ve araştırmalara yönelmeye başladı. Bitki bakımında belli bir bilgiye sahip olduktan sonra daha detaylı düşünmeye başlarsınız. Türlerin farklı isteklerini karşılamak istersiniz. Onların dilini çözdükçe daha bakımlı bitkilere sahip olursunuz. İşte bu süreçte doğru saksı seçimiyle de bitkilerinize uygun yuvalar yaratırsınız. Peki bitkiler için plastik saksı mı yoksa toprak saksı mı kullanmalıyım? En sık merak edilen konulardan biridir. Toprak saksı doğa dostudur. Bitkiler toprak saksıda daha mutlu ve sağlıklı gelişim gösterir. Fakat toprak saksı dış mekan bitkileri için daha uygundur. Fakat toprak saksılarınızın iç ve dış yüzeyleri cilalı ya da sırlı olmamalıdır. Eğer içi sırlı saksı kullanırsanız toprağın kuruması uzun sürer. İçi sırlı ya da cilalı saksı suyu uzun sürede emer. Bu nedenle eski usul toprak saksı kullanmanızı öneririz. Toprak saksılar dış mekanda kullanıldığında havaların sıcak olduğu dönemlerde su kaybettiği için çevreye nem salar. Bu nedenle havanın sıcak olduğu günlerde toprak saksıda bakım sağladığınız bitkilerinizin mutlaka toprak nemini kontrol edip ona göre daha sık sulama yapmanız gerekir. Kış döneminde ise dış mekanda toprak saksıda bakım sağladığınız bitkilerinizin köklerini soğuklardan korumuş olursunuz. Toprak saksı bitki köklerini çok sıcak ya da tam tersi çok soğuk havalardan korur. Toprak saksınızın mutlaka tabanında hava delikleri bulunmalıdır. Sulama yaptıkça suyun dip toprakta birikip bitki köklerini çürütmemesi adına delikli saksı kullanımı önemlidir. Dip toprakta su birikmesi sonucu zamanla bu bölgede oluşan bakteriler kökleri tehdit edecek hal alır. Toprak saksının iç mekanda kullanımı sizlerin sağlığını olumsuz etkileyecek durumlarla karşılaşmanıza neden olabilir. İç mekan bitki bakımında kullanılan toprak saksıların dış yüzeyinde oluşan mantar tabakası ya da yosun oluşumu alerji hastalığı olanlar için olumsuzluklar doğurabilir. Plastik saksılar işte tamda bu noktada iç mekan bitkileri için daha sık kullanılmaya başlamıştır. Yine plastik saksı kullanımının fazla olmasının nedenleri toprak saksıya göre ucuz olması, farklı boyutlarına ulaşmanın kolay olması, kırılma olasılığının düşük olması ve toprak saksılara göre daha fazla hava deliğine sahip olması gibi avantajları söz konusudur. Plastik saksıların dezavantajı da fazladır. Plastikler havanın sıcak olduğu dönemde çok ısındığı için bitki köklerine zarar verebilir. Yine soğuk havalarda da köklerin üşümesine neden olabilir. Plastik saksılarda mutlaka hava delikli olmalıdır. Çok ince plastik saksılar tercih edilmemelidir. Suyu yüzeyde uzun süre tuttuğu için mutlaka her sulama öncesinde toprak nemi kontrol edilmelidir.
Doğanın Bilgeliği: Bitki Zekası ve Aromaterapi
Son yıllarda aromaterapi ve doğal yaşam alanlarında duyduğumuz bir konu var: bitkilerin ruhu ve zekası. Bu konuda çok değerli bir kitap var: Stefano Mancuso’nun "Bitki Zekası". Bu kitap, bitkilerin aslında düşündüğümüzden çok daha fazlası olduğunu gösteriyor. Bitkiler, doğada yaşamlarını sürdürürken çevrelerine, iklimlerine ve diğer canlılara nasıl uyum sağladıklarını belirleyebilir. Mancuso'nun bakış açısına göre, bitkiler sadece sabırlı varlıklar değil, aynı zamanda zekaya ve duygulara sahip canlılar. Bitkiler, bizler gibi çevreleriyle iletişim kurar, hayatta kalmak için zekalarını kullanırlar. Ancak, bu zekâ bizim alışık olduğumuz gibi bir beyinle değil, kökleriyle, yapraklarıyla, hatta mikroorganizmalarla bir ağ kurarak işler. Mancuso, bitkilerin birbirleriyle nasıl iletişim kurduklarına dair bilimsel örnekler veriyor. Bu iletişim, hem fizyolojik hem de kimyasal olarak gerçekleşir. Örneğin, bazı bitkiler, diğerlerine zarar verebilecek böcekleri uzaklaştırmak için kimyasal sinyaller gönderirler. Aromaterapi ürünleri üreticisi olarak bitkilerin bu ruhani ve zekâ temelli yönlerine daha fazla ilgi duymamız oldukça anlamlı. Bitkiler, sundukları faydalarla doğrudan sağlığımızı etkilerken, bilinçaltımıza da dokunurlar. Uçucu yağların, bitkisel özlerin sağlığa faydalarının yanı sıra, bitkilerin enerji alanları da bizi etkiler. Aromaterapi uygulamaları, bitkilerin doğal zekâsını vurgulayan bir uygulama alanıdır. Özellikle bitkilerden elde edilen uçucu yağlar, duygusal ve fiziksel dengeyi sağlama noktasında büyük rol oynar. Bitkilerin bu iyileştirici etkileri, Mancuso’nun bitkilerin zekâsına dair söylediklerini doğrular niteliktedir. Örneğin, lavanta, sakinleştirici özelliğiyle bilinirken, okaliptüs nefes açıcı etkileriyle ünlüdür. Bitkilerin zekâsı, aynı zamanda insan ruhunu dengelemeye de yardımcı olur. Bu bitkiler, doğal yollarla fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır. Aromaterapi, bu zekâyı anlamak ve doğayla uyum içinde bir yaşam sürdürmek adına büyük bir fırsat sunar. Birçok kültür, bitkileri sadece fiziksel varlıklar olarak değil, aynı zamanda ruhani varlıklar olarak da görür. Bu bakış açısı, bitkilerin insanlara ve diğer canlılara karşı bir tür bilgelik ve huzur sunduğunu kabul eder. Aromaterapi dünyasında, bitkilerin bu ruhani boyutu, kullanıcılarına yalnızca fiziksel rahatlık sağlamakla kalmaz, aynı zamanda ruhsal dengeyi de geliştirir. Mancuso’nun kitabı, bitkiler ile kurduğumuz ilişkinin önemini vurguluyor. Bitkiler, çevremizdeki tüm varlıklar gibi, yaşamla bağlantılıdır. Onların da tıpkı bizim gibi bir zekâları vardır ve çevrelerine duyarlı bir şekilde hareket ederler. Aromaterapi ürünleri kullanarak, bu zekâyı yaşamımıza dahil edebiliriz. Aromatik bitkiler, doğanın ruhunu içlerinde taşır ve bizlere sundukları faydalı etkilerle sadece bedensel değil, aynı zamanda ruhsal bir iyileşme sağlar. "Bitki Zekası" kitabı, bitkilerin zekâsına dair farkındalığımızı artıran önemli bir kaynak olmuştur. Bu kitaptan aldığımız ilhamla, bitkilerin sadece yaşam alanımıza estetik katmakla kalmadığını, aynı zamanda çevremizdeki her şeyi etkileme gücüne sahip olduklarını fark ediyoruz. Aromaterapi ürünleri, bu bilinçle kullanıldığında, sağlığımıza katkı sağlamaktan çok daha fazlasını yapar. Doğanın bilgeliğini ve ruhunu içinde barındıran bu bitkiler, bize daha huzurlu ve dengeli bir yaşam sunar. Aromaterapiyi hayatımıza dahil ederken, bitkilerin bu içsel zekâsını daha derinden hissedebilir ve onlarla daha uyumlu bir yaşam sürdürebiliriz.
Evde Adaçayı Yetiştirme
Ada çayı bitkisini evde yetiştirmek aslında düşünüldüğü kadar zor bir işlem değil. İlk önce sağlıklı bir ada çayı tohumu edinmemiz gerekiyor. Ada çayını tohumdan yetiştirmek biraz zaman alan bir işlem. Çünkü bitkinin olgunlaşması ve hasat için uygun yaprak yetiştirmesi için bir yıldan fazla bir süre beklemeniz gerekebilir. Tohumdan ada çayı yetiştirirken dikkat etmeniz gereken bir diğernokta ise alt tabanı hava delikli steril bir saksı ve yine steril uygun bir toprak karışımı edinmeniz gerekecektir. Dış mekandan ya da bahçeden temin ettiğiniz topraklarda başka otlar mevcut olabilir. Yine bahçe toprağında topraktaki oksijene ortak olan minik böceklerde bulunabilir. Bu durumda tohumun gelişimini etkileyebileceği gibi sizi filizlenme konusunda yanıltabilir. Ada çayı Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen bir bitkidir. Bu nedenle çok soğuk iklimli bölgelerde bakım sağlamak isteyenler iç mekanda uygun şartları sağlayıp bakım sağlayabilir. Ada çayını dikmek için ilkbahar ya da sonbahar aylarını tercih edebilirsiniz. Dilerseniz tohumları önce ayrı kaplarda filizlendirip daha sonraki süreçte saksıya aktarabilirsiniz. Filizlenme sürecinde her saksıya üçer adet tohumu belli bir mesafede dikebilirsiniz. Toprağın nemli olması bu süreçte çok önemlidir. Yine filizlenme sürecinde ortam çok soğuk olmamalıdır. Filizlenme başladıktan sonra fideleri çok soğuk olmayan bir ortamda bakım altına almalısınız. Yoksa fideler gelişemeden ne yazık ki olumsuz etkilenecektir. Eğer sıcak iklimli bir bölgede yaşıyorsanız fidelerinizi direk dış mekana alıp bakım sağlayabilirsiniz. Tohumlar çok derin olmayacak şekilde yüzeye yakın dikilmelidir. Dikilen tohumların üstü ince bir toprak tabakası ile örtülmelidir. Böylelikle filizler yüzeye daha kolay ulaşacaktır. Filizlerin boyu yaklaşık 20 cm ulaştığında başka saksılarala aktarım yapılabilir. Eğer küçük saksıda bakıma devam ederseniz kök gelişitikçe sıkışacak ve bitki gelişemeyecektir. Bu nedenle saksı aktarımı önemlidir. Toprak olarak süzek, suyu bünyesinde tutmayan, geçirgen özellikte bahçe toprağı kullanılabilir. Fakat steril bir toprak olmasına önem verilmelidir. İlk zamanlarda büyümesini desteklemek adına sık sulama yapmaya özen gösterilmelidir. Toprak uzun süre kuru kalırsa filizlerde ne yazık ki hayata tutunmakta zorluk çekecektir. Ada çayı bitkisi sulanmayı sever. Toprağının nemli olması önemlidir. Ada çayı bitkisini budamak çok önemlidir. Budama zamanı yaz mevsiminde havanın en sıcak olduğu dönemlerde Temmuz ve Ağustos aylarında yapılabilir. Bu dönemlerinde taç yaprakların 5 cm kadar altından taze ve orta yaşlı filizleri sterilize edilmiş bıçak ya da makas yardımıyla kesebilirsiniz. Budanan dalda en az 3 yaprak bırakın ve su içerisinde köklendirmeye bırakabilirsiniz. Budanan dallardan böylelikle bitkiyi yeniden çoğaltmış olacaksınız.
