İçeriğe atla
5.000 TL ve üzeri ücretsiz kargo
Saat 14.00’e kadar verilen siparişler aynı gün kargoda.

Blog ve Tarifler

Köpekleriniz İçin Yatak Spreyi

Köpekleriniz İçin Yatak Spreyi

Malzemeler Cam Karıştırıcı ve Beher Lavanta Hidrolatı 100 ML Çay Ağacı Yağı 5 Damla Köpeklerimizin iç dış parazitlerini düzenli yaptırsanızda yatakları için hazırlayacağınız basit bir sprey onları mantar vb hastalıklardan daha fazla korur. Özellikle çay ağacı yağı çok iyi bir antifungal ve antiviraldir. 100 ml Lavanta hidrolatının içine 5 damla çay ağacı yağını ekleyin ve iyice karıştırın. Sprey şişesine koyduktan sonra kullanıma hazır. Köpeğinizin uyandıktan sonra ve yatağında zaman geçirmediği saatlerde kullanmanızı tavsiye ediyoruz.

Hamilelikte Aromaterapi

Hamilelikte Aromaterapi

Aromaterapi inhalasyonu, hamile kadınlarda psikolojik rahatlama sağlamakta ve otonom sinir sistemi düzenlemesini iyileştirmektedir. Ancak her uçucu yağ hamilelikte güvenli değildir. Bir uçucu yağın güvenliği veya tehlikeliliği, esasen o yağın kimyasal bileşimine ve içindeki tekil ya da grup hâlindeki bileşenlerin olası toksisitesine bağlıdır. 

Jojoba Yağı ile Cilt Bakımı

Jojoba Yağı ile Cilt Bakımı

Jojoba yağı, Simmondsia chinensis bitkisinin tohumlarından elde edilen sıvı bir mumdur. Diğer sabit yağlardan farklı olarak, jojoba yağı aslında bir yağ değil, sıvı bir mum esteridir. Bu özellik, ciltteki doğal yağ üretimini dengelemeye yardımcı olur ve fazla yağ birikimini engeller. Cildin doğal sebumu ile kimyasal olarak benzer yapısı sayesinde, jojoba yağı cilt tarafından hızla emilir ve nem dengesini sağlar. Yağlı ciltler için bile nemlendirici bir etki sunarak, ciltte fazla yağı dengeleyebilir. Aynı zamanda antimikrobiyal özelliklere sahip olup, sivilceye neden olan bakterilerin arındırılmasında destek sağlar. Bu, akneye eğilimli ciltler için jojoba yağını oldukça faydalı hale getirir. Jojoba yağının yatıştırıcı etkisi de cilt bakımında önemli bir rol oynar. Ciltteki kızarıklık, tahriş veya iltihaplanmaları azaltan anti-inflamatuar özellikleri sayesinde, cildin sakinleşmesine yardımcı olur. Ayrıca, nemlendirici ve antioksidan özellikleri cildin yaşlanma belirtilerini geciktirebilir, ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltabilir. Bilimsel çalışmalar, jojoba yağının ciltle uyumunu destekleyen önemli veriler sunmaktadır. 2005 yılında yapılan bir araştırma, jojoba yağının sebum üretimini dengelediğini ve ciltteki iltihaplanmayı azalttığını ortaya koymuştur (Jojoba Oil: A Review of Its Benefits, Journal of Drugs in Dermatology). Bu, jojoba yağının cildin doğal yapısıyla uyumlu olduğunu ve cilt sağlığını destekleyici özellikler taşıdığını kanıtlar niteliktedir. Makaleyi incelemek isterseniz; https://www.minervamedica.it/en/journals/Ital-J-Dermatol-Venereol/article.php?cod=R23Y2013N06A0687 linkini kullanabilirsiniz.

Evinizi Yılbaşı Kokusuyla Canlandırın

Evinizi Yılbaşı Kokusuyla Canlandırın

Malzemeler 5 damla Tarçın Uçucu Yağı 10 damla Karanfil Uçucu Yağı 35 damla Portakal Uçucu Yağı Cam Karıştırıcı ve Beher 2020 zorlu bir sene olsa da 2021 için umut doluyuz değil mi? Evlerimize kapandığımız şu günlerde evimizin kokusu eskisinden daha önemli. Doğal temizlik kadar doğal ve sentetik olmayan kokularla da ciğerlerimize iyi bakmamız şart. Çamaşır suyu solumuyoruz diye mutlu olup, parafinli mum ve sentetik kokulardan da evimizi arındırmalıyız. Yeni yıl ruhuna girebilmek, evimize ve ruhumuza canlılık katması için 3 uçucu yağ ile kendimize karışım kokusu hazırlamamız mümkün. İhtiyacımız olanlar Tarçın, Karanfil ve Portakal uçucu yağı Hangi oranlarda karıştıracağımız hep bir soru işareti. Karışım faktörü koku karışımlarında işimizi kolaylaştırır. Portakalın 7, tarçının 1 ve karanfilin 2/3 karışım faktörüne sahip olduğunu biliyor muydunuz? Öncelikle tüm bu kokuları beherde iyice karıştırmalıyız. Kullanmak istediğimiz odanın büyüklüğüne göre ortalama 20 metrekare için 5-6 damla yeterli. 2021 bolluk ve bereketle gelsin.

Diş Kliniklerinde Lavanta Uçucu Yağı

Diş Kliniklerinde Lavanta Uçucu Yağı

Diş hekimi korkusu birçok kişiyi muayeneyi ertelemeye itiyor, belki siz de aynısını yapıyorsunuz. Her yaşta görülen bu korkunun temelinde aletlerin sesi, iğne korkusu, ağrı hissi veya ortamdaki steril koku olabilir. Hepimiz o steril kokuyu hemen tanırız değil mi? Kokuların duygular üzerinde etkileri olduğu süphesiz. Bazı kokular rahatlatırken bazıları gerginlik çağrışımı yapabilir; bu tamamen kişiden kişiye değişen bir deneyimdir. Klinik ortamının kendine özgü kokusu da kimi kişilerde huzursuzluk yaratabilir.  Bazı kliniklerde -belki siz de fark etmişsinizdir- lavanta uçucu yağının kokusunu alırız. Yapılan çalışmalar, bekleme salonlarında solunan lavanta uçucu yağının kaygıyı azalttığını gösteriyor. Örneğin 2014 yılında yayımlanmış bir çalışmada, diş tedavisi için bekleyen hastalar, Lavanta uçucu yağının ortam kokusuyla uyarılmış ve kontrol grubuyla karşılaştırılmıştır. Lavanta kokusuna maruz kalan hastaların daha düşük kaygı düzeyine sahip olduğu bulunmuştur.[1] Yine yapılan başka bir çalışmada, 6-12 yaş arası 60 çocukta lavanta yağı ve paçuli yağı karşılaştırılmış. Her iki yağda da olumlu sonuçlar alınmış, lavanta biraz daha etkili bulunmuştur.[2] Lavanta (Lavandula angustifolia) uçucu yağının aroması, otonom sinir sisteminin parasempatik uyarımıyla ilişkilendirilmiş; bu da kaygının azalmasına, ruh hâlinin iyileşmesine ve sedasyonun artmasına yol açmaktadır. (Md Zabirunnisa vd., 2014) Bir sonraki diş randevunuzda lavanta kokusunu denemeyi düşünebilirsiniz. Yapılan araştırmalar, lavanta uçucu yağının kaygıyı azalttığını ve bekleme sürecini daha huzurlu hâle getirdiğini gösteriyor. Belki de lavanta sayesinde, steril klinik ortamının yarattığı gerginliği biraz olsun azaltabilir ve bekleme salonuna daha sakin adımlarla girebilirsiniz. Küçük bir koku değişikliği, büyük bir rahatlama sağlayabilir. Çalışmaları incelemek ve okumak isterseniz: [1]. Dental patient anxiety: Possible deal with Lavender fragrance - PMC [2]. Comparative Evaluation between Lavender Essential Oil and Patchouli Essential Oil in Aromatherapy and Its Effect on Dental Anxiety in Children - PMC  

Ev Enerji Temizliği : Kıyafet Odası

Ev Enerji Temizliği : Kıyafet Odası

Benim için yıllardır bulunduğum mekanların enerjisi çok önemli olmuştur. Her girdiğim mekanda ışığa dikkat ederim; mekana giren ışığın bana hissettirdiği aydınlığı ve ferahlığı önemserim. Çoğumuz duymuşuzdur eterik bedenimizin enerjisi; auramız gibi ama etki altında kaldığımız enerjilerin hayatımızı ne derece etkilediğini genelde ikinci plana atarız. Bu sadece mekanlar için değil kullandığımız eşyalarla da ilgili aslında.  Bahar, değişimin ve yenilenmenin habercisi gibidir her zaman..Oldukça zorlayıcı bir dönemden geçtik ve etkileri üzerimizde “yeni normallerle” hayatımızı akışında sürdürmeye devam ediyoruz. Birikmiş negatif enerjilerin bilinçaltımızda temizliğini yaparken aynı zamanda evlerimizin de içinde birikenleri ayıklama zamanı gelmedi mi sizce de?  Nereden başlasam diyenler için her bahar geçişinde evimde uyguladığım ritüelleri sizlerle paylaşmak istiyorum, umarım yardımcı olur. İlk adım; istediğiniz bir odayla veya banyoyla başlayın..Bu yazıyı bir seri olarak paylaşacağım için ilk başladığım odayı bu yazıda anlatmak istiyorum sizlere: Kıyafet Odası. Kapıdan bakıyorum içeriye. Ne hissediyorum? Sıkışmışlık veya gereksiz yük hissi mi doğuyor içime yoksa ferahlık ve rahatlık mı? Kullanmadığım eşyaları kenara alıyorum hızlıca..Eskiyen kumaşlar, yırtılan tişörtler, kopan düğmeler ne varsa ayıklıyorum tek tek.. Sezonsal kıyafetleri kuru temizleme için ayırıyorum (kabanlar, montlar vs). Tüm dolabı indirip başlıyorum temizlemeye, kıyı köşe..   Peki ne ile? İkinci adım; sirkeli ve limon uçucu yağlı su ile silme, yerleştirme ve aralara sedir topları – tabi ki Sedir uçucu yağı ile.. Doğal naftalin gibi rahatlıkla kullanabildiğim sedir toplarıma sedir uçucu yağından döküyorum yerleştirmeden önce. Bu arada dolapların uç kısımlarına küçük keçeler kesip yapıştırmıştım daha önceden, kesinlikle tavsiye ederim. Keçeler iyi bir uçucu yağ tutucudur. Onlara da aynı şekilde sedir ve biraz da limon uçucu yağ damlatıyorum. Hem odanın kokusu ferahlıyor hem de güve etkisini azaltmış oluyorum. Üçüncü adım; Onarılabilecekler için bir torba hazırlıyorum ve terziye gidecek şekilde planlıyorum. Bana daha fazla hizmet etmeyeceğini düşündüğüm kıyafetlerimi verebileceğim yerleri belirliyorum sonrasında ve onlarda doğru bir torbaya. Bazı kıyafetlerimi de ikinci el olarak satmak için ayırıyorum, bu uygulamayı yıllar öncesinde kullanmaya başlamıştım ve bu da iyi bir opsiyon elimizdekileri değerlendirmek adına. Bazı kıyafetlerimiz ise ne verilebilecek ne de satılabilecek durumda oluyor (örneğin tek kalmış çorap vs gibi) bu durumda da sizlere bazı mağazaların giysi kumbaralarını takip etmenizi öneririm. Parçaların ne olduğuna bakmaksızın geri dönüşüm amacıyla bu kumbaralarda çok iyi seçenek. Ardından odayı temizliyorum ve mis gibi bir dal adaçayı ile niyetlerimi içimden geçirerek tütsülüyorum. Sadeleşerek ferahlayalı ve eşya yerine deneyime daha çok kaynak ve zaman ayırdığımı farkedeli 5 sene oldu, iyi ki de oldu..Peki ya siz? Hangi odayla başlıyorsunuz bahar temizliğine?