Saç Bakım Yağı
50 ml
Saç derisini yumuşatan ve saçın doğal sebum dengesini destekleyen bu özel karışım; organik argan, jojoba, Hindistan cevizi ve tatlı badem yağlarının besleyici gücünü organik uçucu yağlarla bir araya getirir.
Öne Çıkan Etkileri
Güçlü Uzama ve Canlılık: İçeriğindeki biberiye, ylang ylang ve nane uçucu yağları saç derisini canlandırarak saç tellerinizi kökten uca besler; daha güçlü uzamasını desteklerken saç derisindeki pullanma görünümünün azalmasına yardımcı olur.
Parlaklık ve Dolgunluk: Limon uçucu yağı, matlaşan saç tellerine doğal bir parlaklık, yumuşaklık ve gözle görülür bir dolgunluk kazandırır.
Teslim alma kullanılabilirliği yüklenemedi
İçindekiler
İçindekiler
Kullanım Koşulları
Kullanım Koşulları
Uyarılar: Hamile ve çocukların kullanımı için muhakkak doktorunuza danışınız. Uygulamadan önce muhakkak patch testi yapınız. Gözle temas ettirmekten kaçınınız. Temas halinde bol su ile yıkayınız.
Raf Ömrü: Ürün açıldıktan sonra, karanlık ve serin bir yerde ağzı kapalı bir şekilde saklamanız tavsiye edilir.
Bitki Monografı
Bitki Monografı
Bu ürünü paylaş
Sentetik İçermez
%100 Doğal
Organik
Vegan
Soğuk Sıkım
Buhar Distilasyonu
Çünkü kendinize zaman ayırmanız gerekiyor. İçinizdeki güzelliği harmanlayın.
Doğadan Gelen Saf ve Temiz Yaşam
Vienurla, doğanın saf ve doğal gücünden ilham alarak hazırlanan uçucu ve sabit yağlarla, aromaterapi ve kişisel bakımda eşsiz bir deneyim sunar. Ürünleri, ruhu sakinleştirir, bedeni besler ve yaşam alanınıza ferahlık katar. Sürdürülebilir ve toksik içeriklerden arındırılmış formülleriyle hem sizin hem de gezegenin sağlığını destekler.
Blog İçerikleri
5 Adımda Banyonuzu Atıksız Hale Getirin
Atıksız yaşam, isminin aksine yalnızca atıklarımıza odaklanan bir kavram değil, daha çok boyutlu, dünyaya, doğaya ve insanlara etkimizi kapsıyor. Zulümsüz kozmetikten organik beslenmeye, etik ve adil üretimden gönüllü yavaşlık ve sadeliğe bir çok kavramı bünyesinde barındıran bir çerçeve diyebiliriz. Bütün bu hassasiyetleri göstererek hayatımızın her alanında atıksız yaşama doğru adımlar atmak mümkün. Kişisel bakımımızın ve temizliğimizin merkezi banyolar ise pek çok farklı ürün ihtiyacı doğurduğu için atıksız yaşama geçişte en öne çıkan alanlardan biri. Ne şanslıyız ki artık banyolarımızı atıksız hale getirmek için birbirinden faydalı bir çok ürüne ulaşma imkanımız var. Gelin banyolarımızda 5 ana adımda nasıl atıksız hale gelebiliriz, buna bakalım: 1.Katı bakım ürünleri tercih ederek ambalaj atıklarının önüne geçebilirsiniz.Kastil ve Arap sabunu gibi doğal olarak jel ve sıvı formda olan sabunlar haricinde çoğu sıvı kişisel temizlik ürünü aslında katı hammaddelerin sulandırılması ve içine (iyi ya da kötü) koruyucu katılmasıyla elde edilir. Sıvı haldeki bir ürün genelde nakliye ve saklamada daha kolay, ucuz ve güvenli olsun diye plastik ambalaja koyulur. Burada tabi güvenlikten kastım üretici açısından, camın kırılmaması gibi, ürünün zayi olmaması gibi önlemlerdir. Tabi işin sonunda biz tüketiciler içindekiler kısmından çok bir şey anlayamadığımız, bitince ambalajını ne yapacağımızı bilemediğimiz bir noktada tıkanır kalırız. Halbuki katı kişisel temizlik ürünlerini tercih etmek hem içeriği daha anlaşılır kılar, hem de bizi ambalaj atığı derdinden kurtarır. Tabi sularımıza daha az kimyasal bırakacağımız için su ayak izimiz de küçülmüş olur. Nedir bu katı ürünler derseniz, sabunlar, şampuanlar, saç kremleri, nemlendiriciler, hatta deodorantların bile katı formda olanları var diyebilirim sizlere. Şimdi size cildinize, saçınıza en iyi gelen seçeneği belirlemek kalıyor. 2.Kozmetikte doğal ürünleri tercih ederek hem kendinize hem de doğaya zarar vermeden kişisel bakımınızı sürdürebilirsiniz.Tabi ki her kozmetik ürününün, doğası gereği, katısı bulunamayabiliyor. İşte böyle durumlarda bize düşen doğaya zarar vermeden kişisel bakımımıza devam edebilmek. Peki, nasıl yapacağız bunu? Tabi ki doğanın şifasından, bitkilerin özlerinden faydalanarak. Doğa her sorunumuza mutlaka bir çözümle geliyor ve bu çözümler fitoterapi ve aromaterapi vesilesiyle bizlere ulaşıyor. Doğal sabit ve uçucu yağlardan ve bitki sularından faydalanarak bitkilerin özlerinde şifa bulabiliyoruz. Yalnızca bitkiler mi peki? Tabi ki değil, mesela balmumu ve ham bal gibi malzemelerle kişisel bakımımızı zenginleştirebilir, cildimize ihtiyacı olan çözümleri doğal yollardan sunabiliriz. Renkli kozmetikte de yine doğal yağlar ve renk verici maddelerden faydalanabiliriz. 3.Vücut fırçaları, doğal iplerden yapılan lifler, kabak lifi ve doğal keselerle kendinizi şımartırken doğayı da koruyabilirsiniz.Temel kozmetiğin yanında cildimizi temizlerken kendimizi şımartadabiliriz. Örneğin sabahları lenf sistemimizi uyandırmak ve selülit görünümünü azaltmak için at kılı vücut fırçalarını, banyomuzda pamuklu/yünlü iplerden örülmüş banyo lifleri ya da kabak lifini, ölü derilerimizi atmak için bambu ya da ketenden yapılmış keseleri kullanabiliriz. Yüzümüze yapacağımız maskelerde kağıt maske tutucular yerine ham kumaş alternatiflerinden faydalanabiliriz. Doğal hammadelerden yapılmış bu bakım ürünleri kendimizle iyi vakit geçirirken doğaya zarar vermemizi engeller. Atıksız yaşam katı ve tüketim düşmanı bir yaşam değil, aksine ihtiyaçlarımızı ve masum isteklerimizi doğaya zarar vermeden karşılamayı sağlayan bir yaşam biçimidir. Dolayısıyla doğayla uyumlu ürünler tercih ettiğimizde ekolojik ayak izimizi azaltarak bakımımızı sağlayabilir. 4.Tek kullanımlık eşyaların yerlerine yeniden kullanılabilir malzemeleri tercih edebilirsiniz.Banyoda ne yazık ki üstüne çok fazla düşünmediğimiz, evden çıkardığımızda dert olmaktan çıktığını sandığımız çok fazla tek kullanımlık ürün var. Burada en sık kullanılan, dolayısıyla en çok atık çıkaran ürünleri derlemeye çalıştım. Epilasyon için eğer kullan-at jiletleri tercih ediyorsanız, elinizdekiler bittiğinde yerlerine 'safety razor' diye bilinen, yalnızca jileti değişerek ömür boyu kullanılabilen jilet makinelerini tercih edebilirsiniz. Ya da lazer epilasyon ile bu çabadan uzun erimde kurtulabilirsiniz. Adet dönemlerinizde plastik hammaddeli, ağartılmış ve geri dönüşemeyen, doğada 550 yıldan uzun süre duran hijyenik pedler yerine adet kabı ya da yıkanabilir pedleri tercih edebilirsiniz. Adet olan tipik bir insanın hayatı boyunca 12 bin ped atığına sebep olduğunu düşünürsek, plastik pedlerden vazgeçmek çevre için büyük bir adım olacaktır. Banyolarda sık sık kullanılan bir diğer kullan-at ürün ise kulak pamukları ya da diğer adıyla pamuklu çubuklar. Pamuklu çubukların çubuk kısmı genelde plastik olur, kimse pamuğunu ayrıştırmakla uğraşmayacağı için bütün halinde çöpe gider. Halbuki kağıt ya da ahşap çubuklu olanları kullanıldıktan sonra kompost edilebilirler. Böylece doğal bir hammadde olan pamuğıun da gereksiz yere sonu şehir çöplüklerinde bitmemiş olur. Eğer sık makyaj yapan biriyseniz makyaj temizleme konusu sizin için önemli olacaktır. Makyajınızı temizlerken temizleme mendillerinin ya da temizleme sularının döküldüğü ve kimyasalla buluştuğu için kompost edilemeyecek pamuk pedler yerine yıkanabilir yüz temizleme pedlerinden faydalanabilirsiniz. Pek çok alternatifi bulunan bu minik yardımcılar yumuşak dokularıyla cildinizi yıpratmadan nazikçe temizleyecektir. Elinizi yıkarken sabunla köpürtüp durulayarak bir kenara asmanız ya da çamaşırlarınızın yanında makinaya atmanız ise temizlenmesi için yeterli olacaktır. Yüzünüzü yıkayıp temizledikten sonra kağıt havluya mı kuruluyorsunuz? Öyleyse size kötü bir haberim var. O kağıt havlular çok kısa selüloz bağlarına sahip oldukları için ne yazık ki geri dönüştürülemiyorlar. Bu nedenle onlar da şehir çöplüklerine giden doğal malzemelerden. Ama kağıt havlular yerine kağıt havlu boyutunda ince kumaşlar ya da pofuduk havlulardan yardım alabilirsiniz. Eğer bol miktarda elinizin altına depolarsanız sabah akşam ayrı bir kumaşla yüzünüzü kurulayabilir, çamaşır yıkayacağınız zaman bu minik yardımcıları da birlikte yıkayabilirsiniz. Üstelik bu yeniden yıkanabilir kumaşlar, temizleme pedleri ve hijyenik pedler sanılanın aksine fazladan su harcanmasına sebep olmadan, uslu uslu diğer çamaşırlarınızın yanında yıkanabilirler. 5.Banyo tekstilinde ve aksesuarlarında pamuklu ve bambu kumaşlar, cam ve ahşap gibi hammaddeler tercih edebilirsiniz.Tek kullanımlık malzemeleri çok kullanımlıklarla değiştirdik, ambalaj atıklarının çaresine baktık, kozmetiğimizi ise doğal hammaddelerden karşıladık. Ama banyoda hala konuşmadığımız bir nokta var. O da banyo tekstili ve aksesuarları. Bu ürünler doğal olmadıklarında insanlara doğrudan zarar vermezler, ancak doğaya ciddi zararları dokunur. Polyester yapıdaki havlu ve paspas gibi banyo tekstil ürünleri yıkanırken suya 5mm'den küçük mikroplastikler bırakırlar, bu mikroplastikler sular aracılığıyla beslenmemizin bir parçası olan sucul canlılara ulaşır, ver ardından bize döner. Diş fırçalık, sabunluk gibi banyo aksesuarları ise doğal değil de plastik hammaddeden üretildiğinde arkasında çok büyük karbon ayak izi bırakır. Bunların yerine ahşap ve cam gibi doğal ürünler seçmeniz hem karbon ayak izinizi düşürecektir, hem de dekorasyon olarak içinizi ısıtan doğal bir banyo deneyimlemenizi sağlayacaktır. Gördüğünüz gibi atması çok kolay 5 adımla daha atıksız bir banyoya kavuşmanız mümkün. Öte yandan hatırlatmak isterim ki, şu an dolabınızda olan ürün en ekolojik üründür. Lütfen önce elinizdekileri bitene kadar kullanın, daha sonra ihtiyaç doğdukça ekolojik ve atıksız tercihlerle alışverişinizi yapın. işte böylece gerçekten atıksız bir banyoya sahip olabilirsiniz.
Okumaya Devam EtHint Yağı Nedir? Nasıl Kullanılır? Faydaları Nelerdir?
Kadim şifa geleneklerinden günümüz modern kozmetiğine uzanan yolculuğunda, doğanın sunduğu en kıvamlı ve karakteristik hazinelerden biri kuşkusuz hint yağıdır. Vienurla olarak izini sürdüğümüz bu kadim gelenek, bizi 4000 yıl öncesinin Mısır topraklarına götürüyor. Firavunların tapınaklarını yakıldığında is bırakmadan aydınlatan, Kleopatra’nın güzellik ritüellerinde başrol oynayan hint yağı; o günlerde 'mucize tohum' olarak anılıyordu. Öyle ki dünyanın en eski tıbbi belgelerinden biri olan (M.Ö. 1550) Ebers Papirüsü'nde hint yağının adı sıkça geçer. Mısırlı hekimler, bu yağı hem mide rahatsızlıkları için bir ilaç hem de cildi dış etkenlerden koruyan bir bariyer olarak reçete ederlerdi. Bugün biz de aynı saf içerikle, bu antik mirası modern kişisel bakım formüllerimize taşıyoruz. Peki, hint yağını diğer tüm sabit yağlardan ayıran o temel fark nedir? Cevap, içeriğinin yaklaşık %90’ını oluşturan Risinoleik Asit’te saklıdır. Doğada başka neredeyse hiçbir bitkide bu konsantrasyonda bulunmayan bu özel yağ asidi, hint yağının saç ve cilt üzerindeki asıl gücünü belirler. Hint Yağının Saçta Kullanımı: Saç tellerine nüfuz eden o yoğun kıvam, aslında doğanın sunduğu en güçlü yapılandırıcıdır. İçeriğindeki Risinoleik Asit ve E Vitamini sayesinde saç köklerini besleyerek daha dirençli saçlara giden yolu açar. Saç Bakım Maskesi: Hint yağını tek başına kullanabileceğiniz gibi, sürümü kolaylaştırmak adına Hindistan cevizi veya argan yağı ile seyreltebilirsiniz. Haftada bir kez saç diplerinden uçlarına doğru uygulayıp 30 dakika bekletmek, saçın nem dengesini geri kazandırır. Saç Derisi Sağlığı: Antimikrobiyal özellikleri sayesinde saç derisindeki kuruluğu ve pullanmayı yatıştırmada etkili bir rol oynar. Hint Yağının Ciltte Kullanımı: Hint yağı, nem tutucu özelliğiyle cildin nem kaybını önleyen doğal bir kalkandır. Hint yağının yoğun yapısını dengelemek ve emilimini artırmak için Jojoba veya Tatlı Badem yağı gibi daha hafif sabit yağlarla seyrelterek kullanmak, cildin doğal dengesini korurken etkisini maksimize etmenizi sağlar. Derinlemesine Nemlendirme: Özellikle dirsek, topuk ve diz gibi aşırı kuruyan bölgeler için ideal bir yumuşatıcıdır. Ciltteki çatlak görünümünün azalmasına destek olur. Akne Eğilimli Ciltler: Risinoleik asidin anti-inflamatuar etkisi, kontrollü kullanıldığında ciltteki hassasiyeti yatıştırmaya yardımcı olabilir. isinoleik asidin anti-inflamatuar etkisi, kontrollü kullanıldığında ciltteki hassasiyeti yatıştırmaya yardımcı olabilir. Vienurla olarak, bu şifayı modern hayatın koşturmacasına dahil ederken, sizin de kendinize ayırdığınız o kısa anların kıymetini biliyoruz. Belki bir akşam yorgunluğunu üzerinizden atarken bir dokunuş, belki de hafta sonu kendinize ayıracağınız bir yarım saat... Doğanın bu karakteristik hazinesiyle tanıştığınızda, o kadim bariyerin cildinizi nasıl sarmaladığını siz de hissedeceksiniz.Sizin rutininizde hint yağının yeri neresi? Deneyimlerinizi bizimle paylaşmayı ve bu antik mirası Vienurla saflığıyla keşfetmek için koleksiyonumuza göz atmayı unutmayın. Şifanın tadını çıkarmanız dileğiyle...
Okumaya Devam EtBitkileri Nasıl Sulamalıyız?
Evimize aldığımız bitkileri sevmek için sayısız neden bulabiliriz. Bulunduğumuz ortamın havasını temizlemeleri ve stresi azaltmaları, dış mekân hissiyatını hayatımıza katmaları… Aklımıza ilk gelen olumlu etkileridir. Ancak bir diğer taraftan da tabiat anayla iç içe yaşamak için tasarlandıkları düşünülürse, bitkilerimize eğer iç alanda bakıyorsak, onlara iyi davranmaya özen göstermeliyiz. Bu iyi bakma kısmında ise en çok karıştırdığımız ve nasıl yapacağımızı bilemediğimiz konulardan biri de sulamak. Bitkilerin beslenmesi için bir takım maddeleri havadan ve topraktan alabilmeleri gerekir. Bu beslenmenin en etkili elemanlarından biri de düzenli ve yeterli sulamadır. Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, haftada bir bilmem kaçta bir gibi rivayetlere kanmayınız. Her bitki türünün ihtiyaçları farklı olabilirken bu ihtiyaçlar doğrultusunda sulama alışkanlıkları da şekilleniyor. Sulama mevsimlere göre değişken olmalıdır. Bitkilerin yaz aylarında duydukları su ihtiyacı ile kış aylarındaki su ihtiyacı bir olmuyor ne yazık ki. Bitkinin bulunduğu(yani yaşadığınız) iklim koşullarından, toprak seçimi ve evdeki konumu gibi durumlara göre sulama sıklığı da değişebiliyor. Sulama oldukça ciddi bir iştir. Bitkiniz fazla sulandığı zaman kök ve yapraklarında çürümeler meydana gelebilirken, yeteri kadar sulanmadığında ise dal ve yapraklar kuruyabileceği gibi köklerde de kırılmalar olabiliyor. Dikkat etmemiz gereken unsurlardan bir diğeri de saksı seçimimiz olmalı. Saksınızın altı delikse, altından su çıkana kadar sulayabilirsiniz ama önemli olan bu noktada toprağınızın kuru olmasıdır. Yani bitkinizi kurudukça sulayabilirsiniz. Toprak saksılar suyu emer ve bu da kuruma hızını arttırır. Altı delik olmayan ve fazla suyu çekmeyen saksı seçimlerinizde bitkinizi sulama sıklığınızı azaltmanız gerekir. Saksı bitkilerinde sulama yaparken sulama kabı kullanmak ve suyun dinlendirilmesinin bitkiler bakımından daha doğru olduğunu düşünenlerdenim. Yani sulama miktarımızın sabit olması ve çeşmeden aldığımız suyun direkt olarak bitkiye verilmemesi gerekiyor. Çünkü içinde bulunan klor miktarı bitkilerimizi oldukça kötü etkiliyor. Birkaç saat dahi olsa suyun dinlendirilmesi gerekiyor. Hemen hemen bitkilerin büyük bir çoğunluğu güneş ışığına ihtiyaç duyar. Bol güneş ışığı alan bitkilerin toprakları daha hızlı kurur bu da sulama sıklığını ve su miktarını arttırabilir. Yani sonuç itibari ile her bitkinin sulama alışkanlığını bu detaylara dikkat ederek oluşturmak bitkinizle daha uzun ve sağlıklı vakit geçirebilmenizi sağlar. Risk almak istemezseniz eğer altı delik toprak saksılarda yanlış yapma ihtimaliniz daha düşüktür.
Okumaya Devam Et
Sorularınız mı var?
Gerçekten işe yarayan ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak şekilde tasarlanmış güvenli ürünler üretiyoruz. Ürünlerimiz hakkında herhangi bir sorunuz mu var?
Ürünlerimizi burada bulabilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kargolama ne kadar sürer?
Kargolama ne kadar sürer?
Siparişiniz özenle hazırlanır ve genellikle 1-3 iş günü içinde kargoya verilir. Teslim süresi bulunduğunuz şehre göre değişiklik gösterebilir.
Ürünleriniz nasıl paketleniyor?
Ürünleriniz nasıl paketleniyor?
Tüm ürünlerimizi doğaya duyarlı, geri dönüştürülebilir malzemelerle paketliyoruz. Hem ürünleriniz güvenli bir şekilde size ulaşır hem de doğaya olan sevgimizi koruruz.
Ürünümü iade edebilir miyim?
Ürünümü iade edebilir miyim?
Elbette! Ürününüzü teslim aldıktan sonra 7 gün içinde, kullanılmamış ve orijinal ambalajında olmak şartıyla iade edebilirsiniz.
Ürünlerinizi nasıl saklamalıyım?
Ürünlerinizi nasıl saklamalıyım?
Doğal içerikli ürünlerimizin tazeliğini korumak için serin, kuru ve direkt güneş ışığından uzak bir ortamda saklamanızı öneririz.
Doğal Parlaklık
Vienurla saç bakım yağı, doğal ve besleyici yağların dengeli karışımıyla saçları kökten uca besler ve güçlendirir. Saça yumuşaklık, parlaklık ve canlılık kazandırırken elektriklenmeyi ve kuruluğu azaltmaya yardımcı olur. Düzenli kullanımda saçların daha sağlıklı ve bakımlı görünmesini destekler.
